24 Ekim 2005

20 RASGELE çünkü SOBELENDİM



Blogum yeni biliyorsunuz ve ilk kez sobelendim.Zinnur tarafından:) Kendimle ilgili rasgele aklıma gelen 20 şeyi yazmamı istemiş. 20… Gerçekten çokmuş… Ama bir deneyeyim, kaç olursa artık :)
1.Ben kışı çok severim, hava soğuyunca, yağmur veya kar yağınca çok mutlu olurum. Bir sürü insanın içini karartan kış bana huzur verir. Yorgan, mum ışığı, sıcak çikolata ve pofidik terlikler… Kış bence çok güzeldir.
2.Klasik filoloji okuyorum. Grekçe’yle biraz başım dertte olsa da Latince’yi çok seviyorum. Bir çok dili kabaca da olsa anlamama olanak vermesi de ayrıca güzel oluyor… Aslında televizyoncuyum ve şimdi arkadaşlarımın çoğu klasik filolojiyle ilgili konuştuğumda ya uyuyakalıyor ya evden kaçıyorlar :-D
3.Evimi seviyorum. Evde olmayı seviyorum. Evde Caner’in olmasını da seviyorum ;)
4.Sanırım biraz asosyalim. Pek sıcak biri değilim galiba. Bir kişiyle çok samimi olabiliyorum ama kişi sayısı artınca çok konuşkan olamıyorum. Ya da ben öyle sanıyorum.
5.Gagalı ve uçan şeylerden korkuyorum.
6.Kedileri çok seviyorum. Ama kedilerimi anneme bıraktım, evimde sadece resimleri var. Sokaktaki bütün kedileri üşümesinler diye eve toplayabilirim, birinin beni tutması iyi oluyor : )
7.Tatlı yapmayı da yemeyi de çok seviyorum. Ama kilo almayı sevmediğim için yaptıklarımı başkalarına yedirip onları şişmanlatıyorum : ). Şaka bir yana sevdiklerimi mutlu etmek, onlara güzel bir an vermek beni çok mutlu ediyor.
8.Hediye vermeyi çok severim. Küçük de olsa… Bir şey gördüğümde aklıma birinin onu seveceği geliyorsa alır, paketler ve hediye ederim. Hediye edeceğim şeylere emek vermeyi severim. Kendim bir şeyler yapmaya ve olağandan uzaklaşmaya çalışırım. Öyle daha çok hoşuma gidiyor.
9.Buz pateni yapmak çok güzeldir. Benim yapmaktan en çok keyif aldığım şeyler arasında en azından. İnsan kendini uçar gibi hisseder. Zaten kışı seven birinden başka hangi sporu sevmesi beklenir ki?
10.Zinnur’un 20 rasgelesini okurken aklıma geldi. Müzikle uğraşılan bir ailede bundan nasibini almamış bir kişi olmak benim de kaderim ;-) Piyanonun sesini çok severim ve bir gün ben de çalabilsem çok mutlu olurum. Eh virtüöz olmak gibi bir fantezim yok ama bir gün kendimi mutlu edecek kadar çalma umudum hâlâ var.
11.Bir süre tiyatroyla uğraştım, konservatuara girip tiyatro okumak istiyordum. Onun yerine sinema-televizyon okudum. Ama sahneye çıkmanın, provaların o unutulmaz heyecanı beni kendine çekmekten hiç vazgeçmedi. Hâlâ tiyatroyla ilgili bir şeyler yapmak, sahneye yakın olmak isteği var içimde…
12.Bu sabah aklıma gelen ve konuştuğumuz bir şey: ben hiç dönme dolaba binmedim. Nice’te çok güzel bir lunapark görmüştüm tepeden, yeşilliklerin içinde. Bir gün, ilk kez oradaki dönem dolaba bineceğim.
13.Çok tatlı bir kuzenim var: Çağla. 1,5 yaşında. Onu düşünmek bile yüzümü güldürüyor.
14.Pek kabiliyetli olmasam da evde her türlü resim malzemesi var. Boyalarla oynamak hoşuma gidiyor.
15.Çok çok gezmek istiyorum. Bir sürü yeri görmek, bir sürü kenti yürüyerek dolaşmak istiyorum. Hep interrail yapmak istemiştim. Artık fazla konforsuz ve spontane geliyor bu fikir ama yine de ara sıra çekici geliyor.
16.Çok fazla arkadaşım yok. Ama olanları çok seviyorum. Eve hep insanlar gelsin, ben onlara hep kahvaltılar, yemekler, tatlılar hazırlayayım. Muhabbet hiç eksik olmasın…
17.Yoga yapıyorum ama bu aralar fazlaca boşladığım için biraz suçlu hissediyorum. Bu aralar evde oturup kitap okumak ve bitki çayımı içmek daha çekici geliyor.
18.Mor çok sevdiğim bir renktir ve beni düşününce bir sürü insanın aklına mor gelir. Bir de kediler, bir de tatlılar… ;-) Mor beni kendine çeker kısaca, hiç dayanamam mor bir şey gördüğümde.
19.Evde güzel kokular ve mumlar olmasını severim. Buhurdanlık, tütsüler… Hep bir koku yanar yani evde. Güzel kokular olunca kendimi rahat ve mutlu hissederim.
20.Masalların çocuklukla gittiğine inanmıyorum. Benim hâlâ masallarım var. Belki bir gün bir pastane, kafe veya bir pansiyonum olur… Belki her sene başka ülkede yaşarım.. Belki o masal pembesi gökyüzü hep içimde yaşar. Belki başkalarını da masallarla yaşamaya inandırabilirim... Belki kendi masalımı kaybetmeyerek sevdiklerimin de içlerindeki masalı görmelerine yardımcı olabilirim…
25.10.2005

demek birini sobelemem gerekiyor...
ben de o zaman pastaci burcu'yu sobeliyorum. SOBE!!!

10 Comments:

Blogger zinnur said...

Zevkle okudum Tugce. Masallarinin gercek olmasini ictenlikle dilerim. Sen de benim gibi 3 kisiyi sobelemeyi unutmussun. Ozellikle mi yaptin yoksa ;)

17:24  
Blogger sibella said...

selam tugce yaaaaaa,cok guzel yazmissin,masal olayina koptum inan ki,cunku bende masallara cok inanirim.bu arada 3 kisi mi sobelenicekti,ben 4 kisi sobeledim,ne zaman ogrenicem ben bu isi.bu arada sayfa dizaynin cok icimi aciyo,hani su alice harikalar diyarindan mis gibi.ne alakaysa.sevgimle

21:36  
Anonymous Adsız said...

Merhaba,
Okurken klasik filoloji lafini gorunce heyecanlandim, cunku ben de ayni bolumden mezun oldum. Umarim sen de benim aldigim kadar zevk alirsin ve kendin icin urettigin masallara yenilerini ekleyebilirsin.
Z.

23:19  
Blogger pastaci said...

tuğçe merhaba,
beni sobelediğin için çok teşekkür ederim ama zinnur bizi aynı anda sobelemişti zaten..dikkat etmedin sanırım..olsun :)
20 rastgelemi bende yazdım ama mailini sonradan gördüğüm için adını eklememişim..ilk fırsatta ekleyeceğim..

sevgiler..

17:01  
Blogger tugce:-) said...

hepinize merhaba,
yazdıklarımla ilgili güzel sözleriniz icin tesekkür ederim. 20yi bulamam sanıyordum ama kendiliğinden oluvermiş.
Z., ben de çok keyif alarak klasik filoloji çalışıyorum, benim gibi insnalardan haberdar olmak da hoşuma gidiyor.
evet burcu görmemişim :) benimki biraz körebe oldu değil mi?
sevgiler
tugce

22:28  
Anonymous Nemika Ebesek said...

Selam 2che,
dönme dolap deyince aklıma gelen cocukluk anımı seninle paylaşmak istedim. 2 Ebesek (Şafak Nemika) 3 Eminoğlu (mahi, şemsi münevver) toplam 5 torunuz Namık Ayas'ın kızları Günden ve Aydan dan olan. Yaş ortalaması 8 Sene 1967) . Dedem herbirimize şeker bayramında 5 kuruş verdi. bizde luna parka gittik. Dönme dolaba binmek istedik. ne mümkün , dönme dolap 25 kuruş kişi başı. Paralarımızı topladık. bir adet bilet aldık ve Münever içimizde en büyüğümüz donme dolaba binerken bizde ağzımızın suları akar halde onu seyrettik. Sonra hıncımızı haldık tabi ama aradan 10 sene geçmişti.

16:57  
Blogger tugce:-) said...

evet bu hikayeyi biliyorum :)) ama şimdiki çocuklar hiç değilse içlerinden biri istediğini yapsın diye tüm paralarını birine verir mi acaba? güzel bir anı bence :)

20:35  
Blogger burcu-mutfak camı said...

merhaba Tuğçe,
ben arkeoloji okuyorum ve Grekçe'den kaldım.daha önce başka bir üniversitede arkeoloji okuyordum orada da Grekçe'den kalmıştım. Arkeolojide Grekçe kabustur.

23:23  
Blogger RüYa said...

Klasik filoloji bölümüne kitlendim ben genel olarak =)
Ben de felsefe okuyorum;fakat grekçe ve latince gramer de alıyoruz.
Eğer online olarak bulabileceğim grekçe metinler (alıştırma yapmak için) varsa ve bu konuda beni bilgilendirirsen çok çok müteşekkir kalırım
Tşkler şimdiden

22:27  
Anonymous yemek tarifleri said...

guzel bir tarifmis. tebrik ederim.

17:20  

Yorum Gönder

<< Home