07 Haziran 2008

YENİ


Uzuun bir süre sonra herkese yeniden merhaba :)
Bu aralar hayatım hep yenilerle, hep ilklerle dolu...
Açıkçası evli olmanın hayatımda pek bir değişiklik yapmayacağını düşünüyordum. Ta ki o "evet"ler ağzımızdan çıkana kadar. Hele o hazırlık süreci... O sırada bırakın değişikliği aklıma getirmek, sanki her şey büyük birer sorundu. Her şey canımı sıkıyor, her şey sinirimi bozuyordu. Hani doğum günlerinde insanların hep biraz morali bozuk olur ya, sizin için çok özel olsun istersiniz her şey, ama hayat öyle akmaz. Onun çok uzatılmış bir versiyonu gibiydi hazırlık süreci. Ben sakin bir insanımdır aslında, ve hatta sinir bozucu olabilecek derecede her şeyde küçük bir mutluluk yakalayıp gülümsemek için sebepler bulurum. Ama bu süreçte demek ki herkes aynı şeyleri yaşıyor kaçınılmaz olarak. Ama biraz fazla, ama biraz az. Şimdi tam düğün mevsimi, bu yazıyı okuyup da şu dediklerime “Ah bilmez miyim?” diye iç geçiren, bu günler hiç bitmeyecekmiş gibi gelen, bundan sonra yazacaklarımı çook uzak gören bir çok kişi olduğuna eminim. Bence en önemlisi eşinizin de ailelerinizin de sizler kadar heyecanlı ve gergin olduğunu, herkesin en iyisi olsun diye uğraştığını ve çıkan sorunlarda arada kalanların da çok yıprandığını aklınızda tutup biraz kendinizi kontrol altında tutmak ve daima saygı ve sevgiyle yaklaşmak. Bu her zaman yapılamayabiliyor, o zaman da hatanızı kabul edip düzeltmeye çalışmak gerekiyor. Çünkü sizin yüzünüzdeki ufacık bir gülümseme herkesi mutlu ediyor. Nedense gelinler böyle biraz (!) nazlı oluyor :) Ama sonra o gün geliyor...
O gün sabah bile evlenecek olmam çok uzak bir zaman gibi geliyordu. Sanki hayatta herhangi bir zaman çok uzakta olabilirmiş gibi... Her beklenen gibi bir anda ne olduğunu anlamadan zaman, burnunuzun dibinde bitiveriyor. Sonra o heyecan :) Onu anlatmama imkan yok. O heyecan zamanı nasıl yavaşlatıyor, her adımınızın upuzun oluyor, saniyeler upuzun oluyor. Yürüdüğünüz yol, ağzınızdan çıkan her söz sanki saatler sürüyor. Ve sanki siz kendinizde değil de başka yerdeymişsiniz gibi, bir hayal gibi geçip gidiyor. Neyse ki teknoloji var, sonradan izleyince görüyorsunuz o hatırlamadığınız anları, aynı heyecan tekrar içinizi kıpırdatıyor. Sonra bir dakika içinde “evli” oluyorsunuz... Aylarca süren hazırlıklar, koşturmaca, gerginlik, heyecan... Bir dakikada “karı-koca” ilan ediliyorsunuz. Düğünde fark ediyorsunuz ki, bir anda her şey geçmiş, ne heyecan ne gerginlik, ne “nasıl olacak” endişesi... Artık “sizin gününüz” olduğunu hissetmeye başlıyorsunuz. Hani “hiçbir şey değişmeyecekti” ya... Onun yalan olduğunu anlıyorsunuz. Yüzünde garip bir gülümseme çakılı kalıyor. Hem de günlerce. Sonra hayat normal akışında devam ederken ara sıra aklınıza geliyor, anlamsız yerlerde yine o gülümseme gelip suratınıza konuyor :) Artık sanki hayat daha güzel, daha mutlu, sanki artık her şeyi yapmaya gücünüz yeter gibi geliyor... Artık tüm ailenizle bağlarınız bambaşka oluyor. Tüm aile büyüklerinin bakışından anlıyorsunuz ki artık farklı birisiniz. Artık onlardan birisiniz... Teyzeler, ananeler, halalar... Hepsine daha yakınsınız... Bir dakikada, bir “evet”le bir ömre neler oluyor, nasıl da hayat değişiyor, nasıl da güzelleşiyor... Artık hiçbir şey sorun gibi gelmiyor. Her şey bir şekilde hallolur diyorsunuz. Yüzünüzde ara sıra açıp yok olan bir gülümsemeyle hayata devam ediyorsunuz.

Şimdi yeni evim, yeni mutfağım, yeni balkonum, yeni manzaram, yeniden keşfedilen sevgi bağları, misafirlerle şenlenen bir ev... Şimdi yeni mutfağımda, daha keyifle pişiyor her şey. Sanki kendime ait yeni bir dünyam var... Yeni mutfağımdan yeni lezzetler yine bu sayfada okurlarını bulacak...

12 Comments:

Blogger antepası said...

Yeni bir hayat yeni bir yaşam.Ben evlendiğimin ikinci günü sabahı sanki yıllardır o evdeymişim gibi uyanmıştım.Ben ilk aylarda biraz zorluk yaşamıştım.Ama geçiyor.Şimdi 6 yıllık evliyim.Zaman ne çabuk geçiyor:))

20:27  
Blogger Zerrin said...

Tebrik ederim, yazını okuyunca kendi hazırlık dönemin ve evlendiğim gün aklıma geldi...Okadar stresten ,sıkıntıdan sonra insan o gün herşeyi unutuyor.

10:53  
Blogger yosunbuka said...

tuğçe hoşgeldin.mutluluğun bir ömür boyu sürer inşallah..sevgiler canım..

19:29  
Blogger Hobi Sepeti said...

Merhaba.Şimdi kendi evlendiğim zamanı düşünüyorum da sanırım herkes o dönemde benzer duyguları yaşıyor.Ama herşeye rağmen sevdiğin kişiyle aynı hayatı paylaşmak güzel birşey yok.Sana ve eşine ömür boyu mutluluklar dilerim.
Sevgiler.
Pınar.

14:50  
Blogger tugce:-) said...

:) hepinize çok teşekkürler. yıllar sonra hep böyle hatırlanabilmesi ne güzel :))

19:02  
Blogger Özlem said...

Sevgili Tuğçe, çok tebrik ederim. Sana ve eşine ömür boyu mutluluklar dilerim.

21:06  
Blogger birdutmasali said...

sevgili tuğçe..
sitenizi keyifle takip ediyorum.
heyecanınız çok sevimli geldi bana. :=))
yepyeni bir düzen ve yepyeni başlangıçlar illaki yorucu olabiliyor.
15 haz. 25 yılı devirip gümüş yılımıza geldik bizde. sizin duygularınızı okuyunca 2 satır yazıp bu keyfinize ortak olmak istedim.
allah ömürlük etsin inşş. svglrr.
NuNu

09:27  
Blogger tugce:-) said...

özlem,
teşekkür ederim :)
nunu,
ne iyi etmişsin. darısı başımıza :) umarım 25. yılımızda sizin gibi dinamik oluruz :)

22:43  
Blogger Pembelinin Mutfağı said...

Merhaba, hayırlı olsun. Allah ömür boyu mutlu etsin inşallah.

11:32  
Anonymous beyhan said...

uzun zaman önce çifte muzlu keki sık kullanılanlara eklemişim. bugün de ona bakarken başka ne var deyip bu postu gördüm. tebrik ederim. yeni yuvanızdan sağlık ve mutluluk eksik olmasın.

bu arada fotoğraf size aitse gelinlik de çiçek de harika görünüyor.:)

12:41  
Blogger tugce:-) said...

teşekkürler beyhan.
evet resimdeki benim :) mor ve ben ayrılaz bir ikiliyizdir, çiçeklerim mr olsun istemiştim :)) şansıma tam istediğim gibi oldular :) teşekkürler iltifatına :))

16:39  
Anonymous yemek tarifleri said...

Guzel bir tarifmis. Tebrik ederim.

15:24  

Yorum Gönder

<< Home